Alperenler, One Love’ın açılışını da bastı - Türklük ve İslam Eyüp belediyesi’nin katkılarıyla kurtarıldı…
TRT Alevilik propagandası yapıyormuş - Cübbeli Ahmet Hoca’nın cemaati çok kızdı…
Sosyal medyada #ozgurlugunesahipcik çığlığı! - ‘Özgürlüğümüzün kısıtlanmasına ve halkın kutuplaştırılmasına karşı çıktığımızı bildiriyoruz’ dendi…
Malatya Valiliği kayıp Hitit şehrini arıyor! - Darende ilçesine bağlı Yenice köyüne üç kilometre uzaklıkta...
Redhack: AK'lamıyor, Hackliyoruz! - ‘Siber devlet’in Lamer saldırılarına dikkat çeken Redhack ihbarcıların dosyalarını yayınladı…
ÇEVBİR: Ilıcalı’nın ölümü ‘kaza olmayan kaza’dır
Özcan Alper'e uluslararası ödül - Başarılı yönetmeni Özcan Alper katıldığı Uluslararası Altın Kayısı Film Festivali’nden ödülle döndü
Madonna'ya Fransız usulü savaş! - Fransız milliyetçiler, liderleri Marine Le Pen'i konserlerinde "Hitler"e benzeten ünlü pop yıldızı Madonna'ya savaş ilan etti
Sinema Emek Ödülü'nün sahibi Erol Batıbeki - Bu yıl 49'uncusu düzenlenecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin ''Sinema Emek Ödülü'', ışık şefi Erol Batıbeki'ye verildi.
Azteklerden kalma 15 çocuk iskeleti bulundu - Mexico City'de Meksika Antropoloji ve Tarih Enstitüsü tarafından yapılan kazılarda Aztekler döneminden kalma 15 çocuk iskeleti bulundu
ALPERENLER. ONE LOVE'IN AÇILIŞINI DA BASTI
Dünyadaki benzerleriyle aynı şekilde 10 yıldır düzenlenen "One Love" rock müziği festivalinde bira satışının yasaklanmasının ardından önce sponsoru festivalden adını çekti, sonra da festival açılışını Büyük Birlik Partisi gençlik örgütü Alperenler bastı, tekbir getirip eylem yaptı. Festivalin ilk gecesinde sahneye çıkan sanatçıların da gündeminde "bira yasağı" vardı.
Her şey bir hafta önce sosyal medyada başlatılan "Eyüp'te bira festivaline hayır" kampanyası ile başladı. Tepkiler ve yasaklama ihtimali üzerine Eyüp Belediyesi sınırları içindeki Santral İstanbul'da yapılan "One love" festivalinin bu yılki sponsoru şirket, festivalden adının çekilmesini kabul etmek zorunda kaldı.
Ardından, festival alanındaki bira standlarının da kapatılması istendi. Bu da oldu. İçeride sadece kolalı içecekler, ayran ve limonata satıldı.
11. One Love Festivali'nin ilk günü tamamlanırken dün Santralistanbul'da başladı ancak konser alanında içki satışı yasaklandı. Saat 14.00'da başlaması gereken festival, kapıların açılmasından 10 dakika önce içki satışının yasaklanması nedeniyle, festival yaklaşık 1 saat gecikmeli olarak başladı.
Festivalin başlangıcına doğru, Alperenler grubu festivalin girişine geldi; sloganlar attı ve tekbir getirdi.
Olanlar içerideki coşkulu müzikseverlerin keyfini kaçırmadı. Ama sahneye çıkan Kaiser Chief'in solisti, "Ben bile içemeyecek miyim? bir bardak bile yasak mı?" diyerek sitemini dile getirdi. Bira içmek isteyenler konser alanını terk edip karşı tepede oturdu.
Konserden çıkan gençler de uygulamanın diğer festivallere ve konserlere de etki etmesinden duydukları endişeyi dile getirdi.
(CNNTÜRK)
TRT ALEVİLİK PROPAGANDASI YAPIYORMUŞ
Habertürk’e göre, filmin Alevilik propagandası yaptığını ileri süren cemaat, özellikle filmdeki modern kadın görüntüsüne tepki gösterdi.
İsmailağa Cemaati’nin internet sitesinde “TRT Çocuk’ta Alevilik Propagandası” başlığıyla duyurulan yazıda şöyle denildi:
“Devletin TRT Çocuk kanalı, küçük zihinleri Alevilik propagandası, sihir ve büyü ile kirleterek şartlandırıyor. Öncelikle çizgi filmde, çocukların gelişimini doğru yönde etkileyecek hiçbir katkı yok. Tamamen zihin bulandırmaya yönelik yapımlar. (...) Çizgi filmin en ilginç tarafı da sözde iyilerin tarafında olup, kötüleri büyüleri ile durduran ‘Bilge Can Dede’... Karakterin tipi tam bir Alevi dedesi. Adı da zaten ‘can’ ve ‘dede’ kelimelerinden oluşuyor. Bildiğiniz gibi ‘can’ kelimesi Farsça’dan gelen ve Alevilerin çokça kullandığı bir kelimedir. Yani anlayacağınız, çizgi filmde büyü ve sihrin yanında tam bir Alevilik propagandası yapılıyor.”
“Pepe denilen adının bile gavurca olduğu bir çizgi filmde şu anda çocuklar arasında çok izlenen çizgi filmler arasında. Çocuklarınızı öyle bir zehirlemenin peşindeler ki: Daha konuşmayı bilmeyen ufacık animasyon karakteri zeybek oynuyor, horon tepiyor… Pepe’nin de bıyıkları ağzına kadar dolan bir dedesi, başını aleviler gibi bağlayan bir nenesi, tam çağdaş bir anne ve babası (!) bulunuyor.”
Yazı şöyle bitiyor: Aman kardeşlerimiz. Sizler uyanıksınız, farkındasınız ama bilmeyen akraba, komşu varsa onları da haberdar edelim…
SOSYAL MEDYADA #ozgurlugunesahipcik ÇIĞLIĞI!
Bu yıl 11. düzenlenen ve her yıl yerli yabancı dünyanın en iyi müzik gruplarına ev sahipliği yapan 'One Love Festival'e önce 'Eyüp'te bira festivali mi olur?' çıkışıyla başlayan tepkinin festival alanında alkollü ürün satışını yasaklamaya giden süreci yeni bir kampanya doğurdu.
Sosyal medyada çığ gibi büyüyen kampanyada kısa sürede imza sayısı 35 bine yaklaştı.
İşte Kampanya Metni...
'14-15 temmuz 2012 tarihlerinde istanbul bilgi üniversitesi silahtarağa kampüsü’nde düzenlenmekte olan one love festivali son günlerde birçok tartışmaya konu olmuş, sosyal medyada halkı yanlış bilgilendiren ve festivalin içeriği hakkında gerçek olmayan düşünceler yaratan “eyüp’te bira festivali olmaz” açıklamaları ve buna bağlı tehditkar söylemler çokça yer bulmuştur.
Söz konusu tehditlerin artmasıyla birlikte festivalin ilk günü olan 14 temmuz 2012 günü, saat 13.30’da yani kapıların açılmasından hemen önce alkol satışının yapılmayacağı açıklanmıştır. festival alanında içki satış ruhsatına sahip kuruluşlar olan otto, bilgi üniversitesi residence ve tamirane adlı işletmeler içki satışı yapılmaması yönünde inisiyatif kullanmışlardır.
Bu tarz kültürel ve sanatsal etkinliklerde sponsoru ve organizatörü hangi şirket olursa olsun bugüne dek gerek çevre halkıyla gerekse işletmelerle hiçbir sorun yaşanmamıştır. etkinlikler süresince çevreyi rahatsız edecek hiçbir taşkınlık yaşanmamış, kavgalar görülmemiştir. aksine, hem türkiye’nin tanıtımına katkıda bulunulmuş, hem de festivalin yapıldığı semtlerin ekonomik ve kültürel gelişiminde rol oynamıştır.
Halkın hassasiyetleri gözetilerek verildiği iddia edilen bu karar, bireylerin özgürlüklerinin kısıtlanmasından ve hatta ayrımcılığa yol açmaktan başka bir şey değildir. ülkemizde demokrasi ve hatta ileri demokrasi kavramlarından söz ettiğimiz bugünlerde kanunlarca yasaklanmayan alkolün çevreye kapalı bir festival alanında tüketilmesinin yalnızca toplum baskısı ve tehdidi nedeniyle yasaklanması kişilerin hassasiyetlerinin birbirinden üstün sayılıp sayılmadığını düşündürmektedir.
Dikkat çekmek istediğimiz nokta, alkol tüketme özgürlüğünden çok öte, seçme haklarımızın elimizden alınmaya çalışılması ve yaşam tarzlarımızı belirli çerçeveler dahilinde şekillendirme zorunluluğunun dayatılmasından duyduğumuz rahatsızlıktır.
Son yıllarda birçok alanda, farklı şekillerde özgürlüklerimiz kısıtlanmaya başlamıştır. bireysel tepkilerimizin yetersiz kalması karşısında, artık birlikte hareket etme taraftarı olduğumuzu kamuoyuna duyurma kararı almış bulunmaktayız.
Bizler yıllardır medya, eğlence, iletişim, kültür, sanat gibi insan ilişkileri odaklı sektörlerde çalışan isimler olarak, herhangi bir alanda özgürlüğümüzün kısıtlanmasına ve uyum içinde yaşayabilecek halkın kutuplaştırılmasına karşı çıktığımızı bildiriyor; festival katılımcısı olsun olmasın, özgürlüklerinin önemini ve değerini bilen her duyarlı vatandaşı bizimle birlikte şimdilik konserine ve festivaline, sonrasında da tüm özgürlüklerine sahip çıkmaya davet ediyoruz.'
MALATYA VALİLİĞİ KAYIP HİTİT ŞEHRİNİ ARIYOR!
Malatya Valisi Doç. Dr. Ulvi SARAN’ın talimatıyla, Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) ile Malatya Arkeoloji Müzesi, kayıp Hitit şehirlerinden biri olduğu tahmin edilen, Darende ilçesindeki tarihi kaya taşı “Aslantaş” heykellerinin çevresinde arkeolojik kazı çalışması başlatıyor.
Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yenice köyüne üç kilometre uzaklıkta yer alan mevkide bulunan kaya taşı “Aslantaş” heykellerinin Hitit dönemi eserlerinden olduğu ve kayıp Hitit şehirlerinden birinin kapısı olduğu düşünülüyor.
Milattan önce 1500-2000'li yılların başında yontulduğu tahmin edilen ve Hitit İmparatorluğu dönemine ait olduğu sanılan “Aslantaş” heykelleri; Yenice köyünde kuzey güney yönünde ayakta durur vaziyette ve kaya taşının yontulmasıyla yapılmış. Aralarında yaklaşık olarak 4 metre civarında mesafeler bulunan heykeller, birbirlerine paralel olarak, başları kuzeye bakar şekilde. Taştan yapılan heykellerin her biri yaklaşık olarak 4-5 ton ağırlığında.
Geç Hitit Dönemi şehir devletlerinden biri olan ve tarihi Hitit kitabelerinden öğrenilen Malatya’nın; M.Ö. 1750 yıllarında, Hitit kralları II. Mursilis, Muvatalli ve III. Hattusilis dönemlerinde, kuzey Suriye ile Anadolu arasında önemli yol kavşağında olması nedeniyle Hitit birliğine girdiği ve bir Hitit şehri olduğu sanılmakta.
KAZILARA AĞUSTOS AYINDA BAŞLANACAK…
Ağustos ayında başlayacak olan kazılar, 15-20 gün sürecek ve “Aslantaş” heykellerinin çevresinde kalan bölümlerde, 3-4 noktada çalışma yapılacak. Bu çalışma ile bölgenin pek çok kayıp Hitit şehrinden birisinin olup olmadığı tespit edilecek.
Hititlerin şehirlerinin girişine insan başlı, aslan gövdeli, kartal kanatlı sfenks ya da girişin iki tarafına aslan figürü koydukları bilindiğinden, Yenice’de bulunan 2 aslan figürünün bir şehrin girişindeymiş gibi yan yana durması, 2 metreyi bulan yükseklikleri kayıp Hitit şehri tezini güçlendiriyor.
Malatya Arkeoloji Müzesi yöneticileri ve Türkiye’nin önemli akademisyenlerinin yürüteceği kazıya, Malatya Valiliği Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu Başkanı (KUDEB) Sanat Tarihçisi Levent İSKENDEROĞLU başkanlık edecek.
(Demokrat Haber)
REDHACK: AK'LAMIYORUZ, HACKLİYORUZ!
Türkiye’de devlet kurum ve kuruluşlarına yönelik sanal eylemleriyle tanınan Redhack adlı hacker grubu, AKP hükümetinin son yönelimlerinin ardından Ankara Emniyetine 2002 ile 2012 yıllar arasında internet üzeri yapılan tüm ihbarları sansürsüz olarak yayınladı. (https://twitter.com/KizilHackerlar)
Redhack tarafından belgelerin yayınlanmasından kısa bir süre önce yapılan açıklamada grup konusunda bugüne kadar yapılan yayınların kendilerini korkutmadığı ifade edilerek “Madem onlar özgürlük için savaşanlara saldırıyor, o insanları yalnız bırakmayacağız. Ta en başından başlayarak bugüne kadar elimize ne geçtiyse sansürsüz yayınlayacağız. Ne zaman onlar çifte standardı bırakıp bu lamerlere'de bize yaptıkları muameleyi gösterirler, o vakit durabiliriz” denildi.
Açıklamada muhalif basın ve bilişim hukukçularına yönelik olarak “siber devlet” tarafından düzenlenen saldırılara da göndermede bulunarak, bu eylemleri gerçekleştirenlerin hacker değil, sanal dünyada “lamer” olarak tanınan ve hackerları taklit etmeye çalışan kişiler olduğu da belirtildi.
Redhack ihbar dosyasını yayınlamadan önceki açıklamasında şunları belirtti: “Madem biz teröristiz ve biz teröristken, masum insanların bilgilerini yayınlayan kahraman; o vakit anladığınız dilden uğraşacağız.
Emin olun ki bizler sizin yaptığınız gibi mazlumu oynamayacağız.
Ya saldığınız bu code bilgisi bile olmayan lamer bozması itlerinizin tasmasını bağlarsınız ya da sonuçlarına katlanırsınız.
Son olarak yanımızda olan kimseyi yalnız bırakmayacağız. Şakamız çoktur ve komiktir. Ama tüm şakalarımız gerçektir.. AK'lamıyor, Hackliyoruz!.
Bize güvenen kimseyi, bizle yürüyen kimseyi mahcup etmeyeceğiz, yarı yolda bırakmayacağız!.
Ve bir gün yakalanırsak bile aslanlar gibi savunacağız. Çünkü burjuva teröristler bizi yargılayamaz.”
Açıklamanın yayınlanmasından sonra Redhack twitter hesabı aracılığıyla yaklaşık 75 MB büyüklüğündeki bir text dosyasını paylaşıma açtı.
Redhack’in paylaşıma açtığı dosyada Ankara Emniyet Müdürlüğüne internet aracılığıyla yapılan ihbarlar bulunuyor. Belgede ihbarları gerçekleştiren kişilerin tüm kimlik bilgileri de yer alıyor.
Yayınlanan belgelerde 154 bin 266 ihbar, 24 bin 888 farklı konu başlığı ve ihbarda bulunan 78 bin 66 kişinin kimlik bilgileri bulunuyor.
Belgelerde çalışma arkadaşlarını, ailesinden kişileri ihbar edenlerin yanı sıra yurtdışında PKK sempatizanlarını belirlemek için ajan olarak kullanılan kişilerin de kimliklerine dair bilgiler ortaya konuluyor.
(ANF)
ÇEVBİR: ILICALI'NIN ÖLÜMÜ 'KAZA OLMAYAN KAZA'DIR
ÇEVİRMENLER Meslek Birliği Yönetim Kurulu yaptıkları yazılı açıklamayla (ÇEVBİR), meslektaşları Ebru Gültekin Ilıcalı’nın üç yaşındaki oğluyla Feneryolu-Pendik banliyö trenine binmeye çalışırken trenle peron arasındaki boşluğa düşerek yaşamını yitirmesinden duydukları üzüntüyü dile getirdi.
ÇEVBİR açıklamasında ayrıca, bugün saat 11.00’de Feneryolu tren istasyonunda yapılacak olan protesto eylemine çağrı yaptı. Meslektaşlarının bu “kaza olmayan kaza” sonucu ölümünün acısını ailesiyle paylaştıklarını belirten çağrıda, önlem almayan, hatta birçok durumda ölümler olmasına rağmen önlem almayan yetkililer bu kaza ve kazaların gerçek sorumluları olduğunu belirtti. ÇEVBİR, sorumluların ölüme sebebiyet vermekten yargılanmaları gerektiğini vurguladı. Yeni otoyollar, köprüler, kavşaklar, alt ve üstgeçitler yapmakla övünen yetkililer peronla tren arasındaki elli santimlik boşluğu kapatmayı nedense akıl edemiyor diyerek eleştiren ÇEVBİR, davayı sonuna kadar takip edeceklerini kamuoyuna deklare etti.
(Evrensel)
ÖZCAN ALPER'E ULUSLARARASI ÖDÜL
Özcan Alper’in ‘Gelecek Uzun Sürer’ filmi Erivan’da düzenlenen 9. Uluslararası Altın Kayısı Film Festivali’nde Ekümenik Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.
MADONNA'YA FRANSIZ USULÜ SAVAŞ!
Ntvmsnbc'den Kayhan Karaca'nın haberine göre, Fransa'nın aşırı sağcı ve milliyetçi partisi Milli Cephe (FN), partinin lideri Marine Le Pen'in, Madonna'nın 14 Temmuz'daki Paris konserinde seslendirdiği "Nobody Knows Me" adlı şarkı için kullanılan klipte, alnında gamalı haç ve Hitler görünümlü yansıtıldığı gerekçesiyle sanatçı hakkında Fransız mahkemeleri önünde "hakaret" davası açacağını duyurdu. Dava başvurusunun hafta içinde yapılacağı açıklandı.
Marine Le Pen, Madonna'nın "MDNA" turnesi kapsamında geçen ay Haziran ayında İsrail'den başlattığı konserlerde kullandığı klibe daha önce de tepki göstermiş ve klibin Fransa'da 14 Temmuz ve 21 Ağustos'ta verilecek konserlerde kullanılması halinde kendisinden davacı olacağı uyarısında bulunmuştu. Le Pen, bu çerçevede, "Madonna bunu Fransa'da yaparsa intikamını alırız. Kendilerinden söz ettirmeye ihtiyaç duyan yaşlı şarkıcıların neden böyle aşırılıklara başvurduğu şimdi anlaşılıyor" ifadelerini kullanmıştı.
Fransız milliyetçiler Madonna'ya savaş ilan ederken, Fransız ırkçılıkla mücadele örgütü SOS RACISME'den ünlü sanatçıya destek geldi. Örgütün Paris'teki merkezinden yapılan açıklamada, sanatçının 14 Temmuz akşamı Paris'te 70 bin kişi önünde verdiği konserdeki "ırkçılık karşıtı ve feminist söylem"den övgüyle söz edildi.
PAPA'NIN DA GÖRÜNTÜSÜ VARDI
Amerikalı yıldızın MDNA turnesi konserlerinde söylediği "Nobody Knows Me" adlı parça sırasında gösterilen klipte Marine Le Pen'in yanı sıra Papa 16. Benedikt, Çin lideri Hu Jintao ve Amerikalı aşırı muhafazakar politikacı Sarah Palin gibi isimlerin görüntülerine de yer veriliyor.
Madonna daha önce de 2006'daki "Confessions Tour" ile 2008'deki "Sticky and Sweet Tour" konserlerinde politik içerikli klipler kullanmıştı. Ünlü pop yıldızı bu kliplerle "kin ve aşırı eğilimlerin insanlığı her zaman daha beter rejimlere sürüklediği" mesajı veriyor. (Ntvmsnbc)
(Radikal)
SİNEMA EMEK ÖDÜLÜ'NÜN SAHİBİ EROL BATIBEKİ
1961 yılında Yönetmenliğini amcasının oğlu Atıf Yılmaz'ın yaptığı ''Seni Kaybedersem'' adlı filminde görev alarak sektöre atılan Batıbeki, bugüne kadar çok sayıda filmde ışık şefi olarak yer aldı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğinde düzenlenen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali 6-12 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek.
(Cumhuriyet)
AZTEKLERDEN KALMA 15 ÇOCUK İSKELETİ BULUNDU
Kazı çalışmaları hakkında bilgi veren arkeolog Alejandra Jasso Pena, terkedilmiş binaların altı kazıldığı sırada, Aztekler dönemine ait bir yapıya ulaştıklarını ve isketleri burada bulduklarını anlattı.
Söz konusu dönemde burada "Pochtegas" adlı varlıklı tüccarların yaşadığını belirten Pena, iskeletlerle birlikte, eski Kolombiya medeniyetinden kalma seramik flütler, kaseler, tütsüler ve kurban edildiği düşünülen bir köpeğe ait iskelete ulaştıklarını belirtti.
(Cumhuriyet)






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder