15 Temmuz 2012 Pazar

GÖZE ÇARPANLAR...

Başlıklar...

'Leyla ile Mecnun’un Adı Değişti - TRT1'in sevilen dizisi yeni sezonda ekrana sürprizlerle gelecek...

Tepenin Ardı'na ‘Saraybosna'nın Kalbi’ - Emin Alper'in yönetmenliğini yaptığı film ‘Özel Jüri Ödülü’ne layık görüldü…

'Şu Mardin'in Dağları'nı, 'Şu Kandil'in Dağları' Yaptılar Sanatçı Bilgiç'e şarkı söylememe cezası verdiler…

'LEYLA İLE MECNUN'UN ADI DEĞİŞTİ

TRT 1'de ekrana gelen ve yakında yeni sezonuna start verilecek olan "Leyla ile Mecnun" dizisinin yeni adı "Leyla ile mi Mecnun" olacak. Bu arada Ezgi Asaroğlu, Ushan Çakır ve Beste Bereket'in işlerine son verilmesinin ardından dizide Şirin karakteriyle katılan Müge Boz, yeni yayın dönemi öncesi ayrılık kararı aldı.

Büyük sürprizlerle gelecek sezona başlayacak olan "Leyla ile mi Mecnun" yeni adı ile de çok konuşulacak. Leyla ile Mecnun dizisinin fanatikleri bu isim değişikliğinden şimdi pek bir şey anlamasa da yeni bölümlerde bu değişikliğin sebebi ortaya çıkacaktır.

İşte dizinin 3. sezon fragmanı;


(Demokrat Haber)


TEPENİN ARDIN'NA 'SARAYBOSNA'NIN KALBİ'

Avrupa'nın en önemli film festivallerinden "18. Saraybosna Film Festivali" kapsamında, bu sene "Saraybosna'nın Kalbi" ödülü için yarışan 3 Türk filminden biri olan ve Emin Alper'in yönetmenliğini yaptığı "Tepenin Ardı" filmi, "Özel Jüri Ödülü"ne layık görüldü.

Festivalin "Yarışma Bölümü"ne katılan 9 eser arasındaki "Tepenin Ardı" filminin yönetmeni Emin Alper, ödül seremonisinin ardından, yaptığı açıklamada, "Festivale katılmak çok güzel bir duygu. Saraybosna'yı çok sevdik. Bu festivalden ödülle dönmek bizim için ayrı bir sevinç kaynağı oldu" dedi.

Saraybosna'da bulunmak ve festivale katılmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Alper, "Tepenin Ardı" filminin Berlin Film Festivali ve Saraybosna Film Festivali'nden sonra, Hindistan ve diğer festivallerde de gösterileceğini kaydetti.

Alper, Saraybosna Film Festivali'nde bu yıl gösterilen filmlerin başarılı olduğunu da sözlerine ilave etti.

Avrupa'nın önemli film festivallerinden biri olarak gösterilen, 52 ülkeden 210 filmi yaklaşık 100 bin izleyiciyle buluşturan ve 32 ülkeden 800 basın mensubunun izlediği 18. Saraybosna Film Festivali, Halk Tiyatrosu'nda yarışma sonuçlarının açıklanmasıyla sona erdi.

Törene, ünlü İngiliz oyuncu Jeremy Irons, Bosna Hersek Federasyonu Kültür ve Spor Bakanı Salmir Kaplan, festival organizatörü Mirsad Purivatra ile yerli ve yabancı çok sayıda sinemacı katıldı.

Ödüllerin üç farklı kategoride dağıtıldığı festivalde, "belgesel film" dalında gösterilen 23 film arasında ödülü, Romanyalı yönetmen İvana Mladenoviç'in "Işıkları Kapat" adlı filmi aldı.

"Kısa metrajlı film" kategorisinde "Saraybosna'nın Kalbi" ödülüne, genç Kosovalı yönetmen Blerta Zekiri'nin "Geri Dönüş" filmi layık görüldü.

SARAYBOSNA'NIN KALBİ'Nİ "AİLEMİZDEKİ HERKES" FİLMİ ALDI

"Uzun Metrajlı Film" kategorisinde yer alan 9 sinema yapıtından, en iyi film olarak Romanyalı yönetmen Radu Jude'nin "Ailemizdeki Herkes" filmi seçildi. Bu film, 25 bin avroluk ödül ile festivalin sembolü olan "Saraybosna'nın Kalbi"ni de kazandı.

En iyi kadın oyuncu dalında ise ödülü Bosna Hersekli Mariya Pikiç, festivalde gösterilen ünlü Boşnak yönetmen Aida Begiç'in "Çocuklar" filmindeki rolüyle aldı.

Festivalin en iyi erkek oyuncusu ise "Saraybosna'nın Kalbi"ni kazanan "Durgunluk Caddesi" filminde rol alan ABD'de yaşayan Sırbistanlı oyuncu Uliks Fehmiu seçildi.

"SARAYBOSNA'NIN FAHRİ KALBİ", 2 OSCARLI BRANKO LUSTİG'E VERİLDİ

Saraybosna Film Festivali'nde geleneksel olarak verilen "Saraybosna'nın Fahri Kalbi" ödülü, 2 Oscar ödülün sahibi olan 80 yaşındaki Hırvatistanlı oyuncu Branko Lustig'e verildi.

Ödül töreninde konuşan Lustig, "Ben ve kalbim hep Saraybosna'da, Saraybosnalılar ile birliktedir. 80 yaşındayım, bu festivalde ödül alanların genç olduğunu görmek benim için bir mutluluk kaynağı oldu" diye konuştu.

Bugüne kadar "Kevin Spacey, Jeremy Irons, Mickey Rourke, Morgan Freeman, Brad Pitt, Angelina Jolie" gibi dünyaca ünlü oyuncuları ağırlayan 18. Saraybosna Film Festivali'nde Türkiye'den Orhan Eskiköy ve Zeynel Doğan'ın yönetmenliğindeki "Babamın Sesi", Emin Alper'in "Tepenin Ardı" ve Belmin Söylemez'in "Şimdiki Zaman" filmleri, "Saraybosna'nın Kalbi" ödülünü almak için yarışmıştı.


(Demokrat Haber)


'ŞU MARDİN'İN DAĞLARI'NI, 'ŞU KANDİL'İN DAĞLARI' YAPTILAR

Muğla'nın Bodrum İlçesi'nde seslendirdiği ezgiler nedeniyle hakkında 5 yıla kadar hapis cezası istenen Sanatçı Halit Bilgiç'in davası 3 yıla kadar aynı suçu işlememesi koşulu ile ertelendi.

12 Haziran 2011 Genel Seçimleri'nde Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu'nun Muğla'nın Bodrum İlçesi'nde düzenlediği mitingde Kürtçe ve Türkçe ezgiler seslendiren sanatçı Halit Bilgiç'e açılan davanın duruşması görüldü. Seslendirdiği ''Özgürlük çiçeğimsin", "Oremar" ve "Heval'' parçaları nedeniyle hakkında İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce "Örgüt propagandası yapmaktan" dava açılan ve 5 yıla kadar ceza istenen Bilgiç'in 11 Temmuz'da görülen duruşmasında mahkeme, 3. Yargı Paketi kapsamında Bilgiç'in 3 yıl içinde aynı suçu işlememesi koşulu ile davasını erteledi.

Bilgiç, "Özgürlük Çiçeğimsin" şarkısının yasal ve Kültür Bakanlığı onaylı olan bir şarkı olduğunu "Heval'' parçasında kendisi ''Şu Mardin'in dağlarında gezer misin Heval'' şeklinde söylemesine rağmen, tutanaklara ''Şu Kandil'in dağlarında gezer misin Heval'' diye geçildiğini kaydederek, bunun kasıtlı olduğunu ifade etti. Hiçbir ülkede şarkı söyleyen bir sanatçı için dava açılmadığını söyleyen Bilgiç, Türkiye'de tam aksine ''Oremar'' parçasını okuduğu için daha önce de kendisine 10 ay ceza verildiğini, ''Roj Tv izleyin, gerçek gündemi Roj Tv ile takip edin'' dediği için hakkında dava açıldığını, yine bir konuşmasında "Ne asker, ne de gerilla ölmesin, hiç bir ana ağlamasın'' dediği için hakkında soruşturma açıldığını belirtti. BDP miting ve etkinliklerine katıldığı için kendisi hakkında bunca dava açıldığını kaydeden Bilgiç, sanatçılara şu çağrıda bulundu: ''Ben bir Arap olarak bu mücadeleye destek veriyorum. Ülkeye ve halka, barış ve özgürlük gelene kadar Kürdüm diyorum ve her zaman da diyeceğim. Sizlerden ricamız çıktığınız bütün konserlere de, yaptığınız bütün albümlerde, az da olsa halkınızı savunacak bir şeyler yapın. Bu bir gurur, bu bir onur meselesidir. Sistem bizleri korkutmak için cezalandırıyor. Ölen bu halkın çocukları, tutuklanan yine bu halkın çocukları, işkence gören de bu halkın çocukları olmasına rağmen, bu halk halen barış diye haykırıyorsa biz de desteklerimizi esirgemeyeceğiz'' dedi.

11 Temmuz'da İzmir'de çıktığı mahkemede hakimin kendisine 3 yıl erteleme cezası verdiğini bunun da ''Sen 3 yıla kadar konuşmayacaksın, şarkı söylemeyeceksin" demek istediğini söyleyen Bilgiç, "Ben oraya sohbet etmeye gitmiyorum ki, tabi ki de şarkı söyleyeceğim. Ben oraya o halk için gidiyorum o halkın istediği bütün şarkıları söyleyeceğim. Biz sanatçıyız, sanatçı kimliği taşıyoruz.'' dedi.

Ozan Arif'in çıktığı bütün konserlerde ve kasetlerinde Kürtlere küfür ettiği halde kendisi hakkında hiç bir dava açılmadığını hatırlatan Bilgiç, "Bunun için bu ülkeye barış gelene kadar ben de Kürdüm diyerek tepkimi dile getireceğim" diye konuştu. 


(Yüksekova Haber)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder